Kısırlık (İnfertilite) Tanısı Nasıl Konur? Aşılama ve Tüp Bebek Süreci
Evliliklerin en tatlı hayali, aileyi genişletecek minik bir
bebeğin sesidir. Çiftler genellikle "Korunmayı bıraktığımız an hamile
kalırım" düşüncesiyle yola çıkar. Ancak aylar geçip de her negatif test
sonucunda umutlar biraz daha kırıldığında, çiftlerin zihninde o endişeli soru
belirir: "Acaba çocuğumuz olmayacak mı?"
Tıbbi adıyla İnfertilite (Kısırlık), çiftlerin en sık
karşılaştığı üreme sağlığı sorunudur. Ancak "kısır" kelimesi, kulağa
çok kesin ve umutsuz gelse de, günümüz tıbbında bu durum çoğu zaman
"çözülebilir bir engel"dir. Gelişen teknoloji, mikroenjeksiyon
yöntemleri ve kişiye özel tedavilerle, yıllarca bebek özlemi çeken çiftler bile
artık mutlu sona ulaşabilmektedir. Bu rehberde; kısırlık tanısının nasıl
konulduğunu, ilk basamak tedavisi olan aşılamayı (IUI) ve yardımcı üreme
tekniklerinin zirvesi olan tüp bebek (IVF) sürecini adım adım anlatacağız.
Ne Zaman Doktora Başvurmalı? "1 Yıl Kuralı" Nedir?
Bir çiftin infertilite tanısı alabilmesi için belirli bir
sürenin geçmesi gerekir. Çünkü sağlıklı bir çiftin bile her ay hamile kalma
şansı yaklaşık %20-25 civarındadır. İnsan üremesi, sanıldığı kadar kolay ve
hızlı işleyen bir mekanizma değildir.
- 35
Yaş Altı Kadınlar: Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen 1
yıl (12 ay) boyunca gebelik oluşmadıysa doktora başvurmalıdır.
- 35
Yaş Üstü Kadınlar: Yaşla birlikte yumurta rezervi hızla azaldığı için
1 yıl beklenmez. 6 ay denemeye rağmen gebelik yoksa zaman
kaybetmeden uzmana görünmelidir.
- 40
Yaş Üstü: Korunmayı bırakır bırakmaz muayene olunmalı ve süreç doktor
kontrolünde ilerlemelidir.
Dedektiflik Başlıyor: İnfertilite Tanısı Nasıl Konur?
Kısırlık sadece kadının sorunu değildir. İstatistikler,
sorunun %40 kadına, %40 erkeğe, %20 ise her ikisine veya "açıklanamayan
sebeplere" bağlı olduğunu gösterir. Bu nedenle tanı sürecine mutlaka
çift olarak gelinmelidir.
1. Erkek İçin Yapılan Testler
Tanı sürecinin en kolay ve acısız basamağıdır.
- Spermiogram
(Sperm Testi): Erkekten alınan sperm örneğinde üç temel kritere
bakılır: Sayı, Hareketlilik ve Morfoloji (Şekil). Eğer sperm sayısı
azsa, hareketliliği düşükse veya şekil bozukluğu varsa doğal yolla gebelik
zorlaşır.
2. Kadın İçin Yapılan Testler
Kadın üreme sistemi daha karmaşık olduğu için testler daha
detaylıdır.
- Hormon
Testleri ve AMH: Adetin 2. veya 3. günü yapılan kan testleriyle FSH,
LH, Estradiol gibi hormonlara bakılır. Ancak en önemlisi AMH
(Anti-Müllerian Hormon) testidir. AMH, kadının yumurtalık rezervini
(kalan yumurta kapasitesini) gösteren en güvenilir belirteçtir.
- HSG
(Rahim Filmi): "Tüplerim açık mı?" sorusunun cevabıdır.
Rahim içine verilen ilaçlı sıvı ile röntgen çekilir. Eğer tüpler
tıkalıysa, spermin yumurtaya ulaşması imkansızdır.
Getty Images
- Transvajinal
Ultrason: Rahimde miyom, polip veya yumurtalıkta kist olup olmadığı
incelenir.
- Ovülasyon
(Yumurtlama) Takibi: Progesteron testi ile kadının her ay düzenli
yumurtlayıp yumurtlamadığı kontrol edilir.
Birinci Basamak Tedavi: Aşılama (IUI) Nedir?
Aşılama, halk arasında sanıldığı gibi "iğne ile hamile
bırakma" işlemi değildir. Aslında doğal döllenmeyi taklit eden, ancak
şansı artıran bir yöntemdir.
Nasıl Yapılır?
- Anne
adayına yumurta geliştirici haplar veya düşük doz iğneler verilerek 1-2
yumurtanın büyümesi sağlanır.
- Yumurtalar
istenilen boyuta gelince "çatlatma iğnesi" yapılır.
- İğneden
yaklaşık 36 saat sonra baba adayından sperm örneği alınır.
- Laboratuvarda
bu spermler özel işlemlerden geçirilerek (Yıkama işlemi) en hareketli ve
en kaliteli olanlar ayrıştırılır.
- Hazırlanan
bu "süper sperm" kokteyli, ince bir kateter yardımıyla doğrudan
rahim içine enjekte edilir.
Aşılama Kimlere Uygulanır?
- Sperm
sayısı veya hareketi sınırda olan erkeklerde.
- Açıklanamayan
infertilitede.
- Rahim
ağzı (servikal) problemleri olanlarda.
- Cinsel
ilişkiye girmekte zorlanan (Vajinismus vb.) çiftlerde.
Aşılamanın tutma şansı her denemede yaklaşık %15-20'dir.
Genellikle 2 veya 3 kez denendikten sonra sonuç alınamazsa tüp bebek tedavisine
geçilir.
Son Çare Değil, En Güçlü Çare: Tüp Bebek (IVF) Tedavisi
Tüp bebek, kadın yumurtası ile erkek sperminin laboratuvar
ortamında döllenmesi ve oluşan embriyonun rahme yerleştirilmesi işlemidir.
"Tüp" kelimesi, döllenmenin vücut dışında (deney tüpünde/petri
kabında) gerçekleşmesinden gelir.
Tedavi süreci, adetin 2. günü başlar ve yaklaşık 15-20 gün
sürer. İşte 5 adımda tüp bebek serüveni:
1. Yumurtalıkların Uyarılması (Stimülasyon) Amaç, tek
bir yumurta değil, çok sayıda yumurta elde etmektir. Anne adayı, yaklaşık 10-12
gün boyunca her gün göbekten yapılan hormon iğnelerini kullanır. Bu süreçte
ultrasonla yumurtaların büyümesi takip edilir.
2. Yumurta Toplama (OPU - Oocyte Pick Up) Yumurtalar
belli bir olgunluğa (17-20 mm) gelince çatlatma iğnesi yapılır. Bu iğneden 36
saat sonra, hafif anestezi altında (hasta uyur, ağrı hissetmez), vajinal yoldan
girilerek yumurtalar toplanır. Aynı anda erkek de sperm örneği verir.
3. Döllenme (Fertilizasyon) Laboratuvarın sihirli
dokunuşu burada başlar. Klasik tüp bebekte sperm ve yumurta yan yana bırakılır.
Ancak günümüzde en sık Mikroenjeksiyon (ICSI) yöntemi kullanılır. Bu
yöntemde, embriyolog mikroskop altında en kaliteli tek bir spermi seçer ve
yumurtanın içine enjekte eder.
Shutterstock
4. Embriyo Kültürü ve Gelişimi Döllenen yumurtalar,
anne rahmini taklit eden özel dolaplarda (inkübatör) saklanır. Embriyoların
bölünmesi gün gün takip edilir.
- 3.
Gün Embriyosu: 6-8 hücreli aşama.
- 5.
Gün Embriyosu (Blastokist): Tutunma şansı en yüksek olan, ileri
gelişim aşamasıdır. Günümüzde hedef genellikle embriyoyu 5. güne kadar
yaşatıp transfer etmektir.
5. Embriyo Transferi Sürecin en kolay ama en
heyecanlı kısmıdır. Seçilen en iyi 1 veya 2 embriyo, ince bir kateterle,
ultrason eşliğinde rahim içine nazikçe bırakılır. Anestezi gerektirmez,
ağrısızdır. Transferden 12 gün sonra kanda gebelik testi (Beta HCG) yapılarak
sonuç öğrenilir.
Tedavide Başarıyı Etkileyen Faktörler
"Tüp bebek kesin tutar mı?" sorusunun cevabı
maalesef hayır. Başarıyı etkileyen en kritik faktör kadının yaşıdır.
- 30
yaş altı kadınlarda başarı şansı %60-70 iken,
- 40
yaş üstünde bu oran %15-20'lere düşer.
Bunun dışında yumurta rezervi, sperm kalitesi, rahim
duvarının kalınlığı, genetik faktörler ve laboratuvarın teknolojik donanımı
başarıyı doğrudan etkiler.
Umudunuzu Kaybetmeyin
Kısırlık tanısı almak, çiftler için duygusal bir yıkım
olabilir. Kendinizi eksik veya suçlu hissetmeniz doğaldır. Ancak unutmayın ki
infertilite, tıbbi bir durumdur ve tedavisi vardır. Bazen sadece basit bir
yumurtlama tedavisiyle, bazen aşılama ile, bazen de tüp bebek teknolojisiyle o
hayalinizdeki bebeğe kavuşabilirsiniz.
Önemli olan zamanı doğru kullanmak, geç kalmadan uzman bir
hekime başvurmak ve tedavi sürecinde sabırlı olmaktır. Bilim ve teknoloji
yanınızda, sadece ilk adımı atmanız gerekiyor.

