Kadın Doğum Hastalıkları

Hastalıklar, insanların sağlıklarını ve yaşam kalitelerini direkt olarak etkileyen durumlardır. İnsanların sağlıklarının bozulmasına neden olan farklı hastalıklar vardır. Bu hastalıklardan bazıları, sadece kadınlarda görülür ve kadınların doğurganlıkları ile ilgilidir. Bundan dolayı da söz konusu rahatsızlıklar kadın doğum hastalıkları olarak adlandırılır.

Kadınlarda görülen hastalıkların bazıları nispeten daha önemsiz ve tedavisi son derece basittir. Fakat bazılarında ise tam tersi bir durum söz konusudur ve bu tür rahatsızlıkların tedavisi uzun bir süreç sonunda gerçekleşir. Hastalığın türü ne olursa olsun, kadınların en kısa sürede bir kadın doğum uzmanına görülmesi, gerekli tetkikleri yaptırması ve hemen tedaviye başlaması gerekir. Aksi durumda hastalıkların etkisi ile kadınların yaşayacağı daha büyük sorunlar oluşabilir.

Kadın Doğum Hastalıkları Nelerdir?

Yukarıda da genel olarak bahsedildiği gibi kadınların genital bölgelerini ilgilendiren rahatsızlıklar olarak ifade edilebilir. Bu hastalıkların da kendi içinde farklı türleri vardır ve bunlardan öne çıkanları şu şekilde sıralamak mümkündür.

İnfertilite

Bir kadın için en kötü durumlardan birisi çocuk sahibi olamamaktır. İnfertilite, kısırlık anlamına gelen bir rahatsızlıktır ve günümüzde kadınların yaklaşık %15’inde bu durum görülür. Vakaların önemli bir kısmının tedavisi mümkün olmasına karşın, bazı durumlarda tedavi mümkün olmayabilir.

İnfertilite, bir çiftin düzenli olarak 1 yıl boyunca ilişkiye girmelerine rağmen çocuk sahibi olamamaları durumudur. Bu hastalığın teşhisinin konması için 1 yıl, bazı durumlarda da nispeten biraz daha fazla beklenmesi gerekir. İlk aşamada çiftlere birincil tetkikler yapılır. Kadınların tüpleri, yumurtalıkları ve rahimleri incelenir. Sorunun tam olarak neden kaynaklandığı araştırılır.

Tüplerin tıkalı olması, spermin yumurtaya ulaşamamasına neden olur ve bunun sonucunda kısırlık oluşur. Tüp tıkanıklığı, infertilitenin önemli nedenlerinden birisidir. Bunun haricinde yumurtaların sağlıklı olarak üretilememesi, hormonal seviyedeki farklılıklardan dolayı gebelik için uygun ortamın olmaması, rahim duvarındaki sorunlara bağlı olarak oluşan embriyonun rahimde tutunamaması diğer kısırlık nedenleridir.

İnfertilitenin tedavisi için ilaçlar, kremler, cerrahi operasyonlar ve benzer yöntemler kullanılır. Eğer kısırlık giderilemiyorsa aşılama ve tüp bebek gibi diğer yöntemler devreye sokulur ve kadınların bu yol ile gebe kalması sağlanır.

Endometriozis

Endometrium, rahim içinde bulunan duvardır ve bu duvar, adet kanaması ile birlikte her ay atılır. Bazen bu atılma tam olarak gerçekleşmez ve rahim içi zarı, farklı noktalara yapışır ve buraların çalışmasını engeller. Yumurtalar, tüpler, karın boşluğu ve rahimin yakın çevresinde bu zar görülebilir. Yumurtalıklarda görülen zar, çikolata kisti (lekesi) olarak adlandırılır ve gebeliğe engel teşkil eder.

Endometriozis, kısırlık nedenlerinden birisidir. Ayrıca adet dönemlerinin ağrılı geçmesine neden olur. Bunun dışındaki bir diğer belirtisi ise cinsel ilişki sırasında anormal acıların oluşmasını sağlamasıdır. Bu hastalığın tedavisi ilaç ile yapılır. Bazı vakalarda ise cerrahi müdahale tercih edilebilir. Fakat endometriozis, tekrarlama riski olan bir hastalıktır ve tedaviden sonra dahi kadınların periyodik olarak kontrollere gelmesi gerekir.

Dismenore (Ağrılı Adet)

Dismenore, adetin sancılı bir şekilde geçmesidir. Bu rahatsızlığın kendi içinde iki farklı türü olduğu bilinir. İlk tür; ağrının adetten 1-2 gün önce veya adetle başlaması ve 12 ile 72 saat arasında devam etmesi şeklindedir. Buradaki ağrılar; sırt, uyluk, alt karın ve kasık bölgelerinde hissedilir. Ağrının şiddeti, bazen hafif olurken bazen de çok şiddetli olabilir. Ağrının yanında ishal, kusma, bulantı ve halsizlik görülme ihtimali vardır.

İkinci tür ise farklı bir rahatsızlıktan kaynaklanır. Endometriozis, enfeksiyon, adenomiyoz gibi farklı rahatsızlıkların etkisi ile ortaya çıkar. En önemli belirtisi, normal adet ağrılarından daha şiddetli olması ve daha uzun sürmesidir.

Dismenore tedavisi evde yapılabilir. Adet döneminde ayakların sıcak tutulması, kadınların kendisini fazla yormaması, ılık duş almak, karın bölgesine masaj yapmak, gevşeme hareketleri ve benzer yöntemler ile ağrının şiddeti azaltılabilir. Fakat buna rağmen ağrı geçmiyorsa mutlaka bir hekime görünmek gerekir. Hekim tarafından yapılan tetkiklerden elde edilen sonuçlara göre farklı tedavilerin uygulanması söz konusu olacaktır.

HPV Enfeksiyonu

HPV, cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Hastalığın oluşmasında, HPV virüsünün insan vücuduna yerleşmesi vardır. Farklı virüs tipleri vardır ve bunların kuluçka süreleri de birbirinden farklıdır. Dolayısıyla virüs bulaştıktan hemen sonra kendisini gösterecek diye bir durum söz konusu değildir. Kuluçka süresi 6 yıl olan virüsler dahi olduğu dikkate alındığında, virüs yerleştikten yıllar sonra kendisini gösterebilir.

HPV, kendisini genital siğiller ile gösterir. Bunun haricinde bu virüsün bir türü, rahim ağzı kanserine de neden olur. Dolayısıyla son derece tehlikeli bir hastalıktır. Kadınların rutin kontrollerini aksatmaması ve düzenli olarak jinekolojik muayeneye girmesi gerekir. Özellikle smear testi bu noktada son derece belirleyicidir. Doktor tavsiyesine göre periyodik olarak bu test tekrarlanabilir.

Virüsten korunmak için yakın zamanda bir aşı geliştirilmiştir. Bu aşı, virüse karşı bağışıklık kazanılmasını sağlar. Yine doktordan görüş aldıktan sonra bu aşı yaptırılabilir.

Miyom

Kadın doğum hastalıkları arasında yer alan miyom, 40 yaşın üzerindeki kadınların yaklaşık olarak %30’unda görülür. Rahim kasında bulunan iyi huylu tümörlere miyom denir. Miyomlar, çoğu kez kendisini belli etmez ve herhangi bir belirti vermez. Bundan dolayı da miyomu bulunan kadınların önemli bir kısmı, bunun farkında bile değildir. Fakat bazı durumlarda vajinal kanama, ağrılı adet görülmesi, kabızlık, sık idrara çıkma ve gebelikte düşük yaşama gibi belirtileri vardır. Bu belirtiler görüldüğünde, miyomların tedavi edilmesi gerekir.

Miyomların tedavisinde genellikle cerrahi yöntemler kullanılır. Bu yöntemlerde miyomların alınması durumu söz konusudur. Tedaviden sonra düzenli kontrollere devam edilmelidir.

Yumurtalık (Over) Kistleri

Yumurtalıklarda meydana gelen kistler bu isimle adlandırılır. Söz konusu kistler, kese şeklindedir ve içlerinde bazı durumlarda sıvı, bazı durumlarda ise doku bulunur. Yumurtalık kistleri de miyomlar gibi çoğu zaman belirti vermez ve kadınlar bu kistlerden haberdar olmazlar. Kasık ağrısı, adet düzensizliği, bağırsak hareketlerinin bozulması ve sık idrara çıkma isteği bu kistlerin ilerleyen dönemlerde oluşturacağı belirtilerdir.

Yumurtalık kistleri başlangıçta zararsız görülebilir, fakat zaman içinde büyüyerek yumurtalıkların yapısını bozar ve böylece yumurta oluşumunu engeller. Bunun haricinde de farklı komplikasyonlara neden olabilirler. Dolayısıyla uzman bir hekime giderek bunların tedavi ettirilmesi gerekir. Tedavi yöntemi ise kistlerin boyutlarına bağlı olarak farklılık gösterebilir.

Premenstürel Sendrom (PMS)

PMS, adet döneminin ikinci yarısında kendisini gösteren bir durumdur. Özellikle kadınların fiziksel ve davranışsal olarak farklılaşmasına neden olur. PMS belirtileri; duygusal tutarsızlık, depresyon, sıcak basması, migrene benzer baş ağrıları, iştah artışı ve yorgunluk gibi durumlardır.

PMS’nin neden oluştuğuna dair farklı çalışmalar vardır, fakat bunların hiçbirisinden net bir sonuç alınamamıştır. Bundan dolayı hastalığın tedavisi de kesin değildir. Hastalığın oluşturduğu belirtilere göre farklı ilaç tedavileri uygulanabilir. Bunun dışında kadınların yaşamlarında yapılacak ufak değişimlerin de belirtilerin kaybolmasında etkili olduğu söylenebilir.

Kadın doğum hastalıklarından bazıları buradakilerdir. Bunların dışında da kadın hastalıkları vardır. Söz konusu hastalıkların etkisi bazen hemen görülürken, bazen de çok sonraları ortaya çıkar. Bu hastalıkların erken teşhisi için kadınların periyodik olarak rutin kontrollerini yaptırması gerekir.

Sorularınız

Soru Sor

Doktora Sorun
s