Tüylenme, Akne ve Sivilce

İnsan vücudundan zaman içinde bir takım değişimler meydana gelir. Özellikle çocukluktan ergenliğe geçiş ile birlikte bu değişimler başar. Yüzde ve vücudun diğer bölgelerinde çıkan sivilceler ve tüylenmeler, söz konusu değişimlerin önemli bir bölümünü oluşturur. Bu değişimler normaldir ve zaman içinde kendiliğinden rayına oturur. Fakat bazı durumlarda istenmeyen bölgelerde tüylenme görülmesi, sivilcelerin sürekli kendisini tekrar etmesi ve iz bırakması gibi durumlar da meydana gelebilir. İşte bunlar normal değildir ve mutlaka müdahale edilmesi gerekir. Aksi durumda bu değişimler kontrolden çıkar ve mücadele etmesi çok daha zor bir hal alır.

Sivilce ve tüylenmenin kendi arasında farklı bir ilişkisi vardır. Bazı vakalarda sivilce ve tüylenme aynı anda görülürken, bazı vakalarda ise birbirinden bağımsız olarak görülebilir. Bu durum, olayın temelinde yatan nedenlere bağlı olarak farklılık gösterir. Dolayısıyla sivilce tüylenmenin ayrı ayrı incelenmesi daha doğru olacaktır.

Akne (Sivilce) Nedir?

Akne ile sivilce aynı anlama gelen kelimelerdir. Akne, cildin orta bölümünde yer alan ve yağ salgılayan kanalların tıkanarak şişmesi ve daha sonrada bakteriler ile inflame olması sonucunda oluşur. Artan yağ salgısı ve bununla birlikte gözeneklerin tıkanması, sivilcenin oluşumunun temelidir. Kızarık ve şiş olan sivilcelerin içi iltihapla doludur.

Ergenlik döneminde görülen sivilceler; yüz, sırt, kol ve boyun bölgesinde görülebilir. Sivilceler daha sonra kendiliğinden geçer ve herhangi bir iz de bırakmaz. Bu bakımdan zararsız gibi görünür, fakat bazı durumlarda tam anlamıyla bir belaya dönüşebilir.

Sivilcelerin meydana gelmesini etkileyen çok farklı unsurlar vardır. Bunların başında hormonlar gelir. Erkeklik hormonu olarak bilinen testosteron, sivilcelere neden olur. Bu hormon sadece erkeklerde değil, aynı zamanda kadınlarda da salgılanır. Bazı vakalarda testosteron hormonu seviyesinin fazla olmasından dolayı sivilceler görülürken, bazı vakalarda ise hormon seviyesi normal olmasına karşın yağ hücrelerinin tepkileri çok fazladır. Hormon seviyesinin haricinde cildin yapısı ve çevresel faktörler de sivilcelerin oluşumuna zemin hazırlar. Özellikle yağlı bir cilde sahip olanlarda akne görülme olasılığı çok daha fazladır. Temiz bir ortamda bulunmayanlarda da sivilceler daha fazla görülür. Kullanılan ilaçların içerisinde yer alan hormonların en önemli yan etkisi yine sivilce olmaktadır.

Akne, sonbahar ve kış aylarında çok daha fazla görülür. Bunun nedeni olarak insanların nispeten daha hareketsiz kalması gösterilebilir. Ayrıca kullanılan bir takım kozmetik ürünlerinin de yan etkisi olarak sivilce oluşabilir. Cildin hava almasını engelleyen bu ürünlerin kullanılmaması, uzmanlar tarafından tavsiye edilmektedir.

Akne Tanısı Nasıl Konulur?

Sivilce, çoğu zaman insanlar tarafından bir hastalık olarak görülmez. Fakat sivilce, tahmin edildiği kadar basit olmayabilir. Genç kızlarda sivilceye genellikle tüylenmenin de eklenmesi, farklı rahatsızlıkların habercisi olur. Bundan dolayı tüylenme ve sivilce arasındaki ilişkinin iyi bilinmesi gerekir. Tanı konulurken sivilceye eşlik eden durumlar dikkate alınmalıdır. Adet düzensizliği, yumurtalık sorunları ve benzer durumların da görülmesi durumunda, teşhis için hormon testi yapılması gerekir. Çünkü sivilcelerin ortaya çıkması, birden çok durum gibi hormonal değişim ile direkt olarak ilgilidir.

Hormon haricinde farklı nedenlerden dolayı da aknelerin görülmesi söz konusu olabilir. Bu tip durumlarda akneler tek başınadır. Yani yanlarında farklı bir belirti yoktur. Bu tip durumlarda hastanın hikayesinin dinlenmesi ve klinik bulguların incelenmesi sonucunda tanı konulur.

Kaç Çeşit Akne Tipi Vardır?

İnsanlarda görülen sivilcelerin farklı tipleri vardır. Bunları, sıradan insanlar dahi çok rahat bir şekilde fark edebilir. Bazı sivilceler daha basit iken bazıları ise daha köklü olabilir. Yapısına bağlı olarak insanların en fazla karşılaştığı sivilce türleri şunlardır:

Akne Vulgaris: Ergenlik döneminde çıkan basit sivilcelerdir. Genellikle yüzde çıkarlar ve siyah noktalı sarı kapsüllerle kaplıdır. Basit bir tedavisi vardır.

Akne Fulminans: Genellikle erkeklerde görülen bir akne türüdür. Söz konusu sivilce, ateş ve eklem ağrısı ile birlikte görülen bir hastalıktan dolayı çıkar.

Akne Conglabata: Şiddetli kist ve apselerle birlikte görülen bir türdür. Bu sivilce türü, adet düzensizliği, polikistik over sendromu ve aşırı tüylenme gibi rahatsızlıklarla birlikte görülebilir. Bu tür sivilcelerin iz bırakma olasılığı çok yüksektir. Bundan dolayı tedavisinin doğru yaptırılması gerekir.

Akne Tedavisi Nasıl Yapılır?

Aknelerin meydana gelmesinin temel nedeni, cildin dengesini kaybetmesidir. Bundan dolayı tedavi de cilt dengesini sağlamak ana prensiptir. Tedavi için krem ve losyonlar kullanılır. Bunlar sayesinde cildin sebum dengesi sağlanır. Ayrıca etkili bir cilt temizliği yapılması da çok önemlidir.

Eğer akne hormonal bir durumdan kaynaklanıyorsa, bunun için ilaç tedavisi uygulanır. Karaciğer üzerinde etkili olan ilaçlar sayesinde hormon ve enzim dengesi sağlanır ve böylece vücudun farklı bölümlerinde yer alan sivilcelerin tamamı gider.

Sivilceler her ne kadar basit sorunlar gibi görünse de bunların tedavisi, insan psikolojisi açısından çok önemlidir. Çünkü zaman için sivilceden dolayı insanların görünümleri değişir. Bu durum, insanlarda özgüven kaybı da dahil olmak üzere farklı duygusal sorunlara neden olur.

Tüylenme Nedir?

Ergenlik ile birlikte insanların farklı noktalarında tüylenme ve kıllanma başlar. Bunlar doğal bir sürecin sonucudur ve sağlığa hiçbir zararı yoktur. Fakat tüylenme, olmaması gereken yerlerde de görülebilir. İşte bu durum, bir hastalığın habercisi olabilir. Bundan dolayı tüylenmenin basite alınmaması ve mutlak surette tedavisinin yaptırılması gerekir.

İstenmeyen bölgelerde ince kılların çıkması ve zamanla bunların kökleşerek kalıcı hale gelmesi, insanların görünümlerini etkiler. Fakat tek sorun bu değildir. Çünkü tüylenme, vücuttaki farklı hormonlar tarafından kontrol edilen bir işlemdir ve eğer yolunda gitmeyen bazı şeyler varsa, bu bir hastalığın habercisi olarak kabul edilir.

Hormonlar ile Tüylenme Arasındaki İlişki

Yukarıda da belirtildiği gibi vücudun işleyişinin temelinde hormonlar vardır ve bu hormonların mutlaka belirli bir miktar salgılanması gerekir. Eğer bu noktada farklı bir durum varsa, sivilce veya tüylenme gibi istenmeyen durumlar görülebilir.

Kadınlarda da az bir miktar salgılanan androjen (erkeklik hormonu), tüylenmeyi kontrol eder. Eğer bu hormon normale göre daha fazla salgılanırsa, kadınlardaki tüylenme erkeklerdeki gibi olur. Bu durum ise hirsutizm hastalığı olarak ifade edilir. Bundan dolayı tüylenmenin tanısı için mutlaka hormon testi yaptırılmalıdır.

Çevresel Faktörlerin Tüylenmeye Olan Etkisi

İnsanların yaşadıkları ortam ile tüylenme arasında belirgin bir ilişki vardır. Yapılan araştırmalara göre Akdeniz havzasında yaşayan kadınların, diğer bölgelere göre daha kıllı olduğu tespit edilmiştir. Bunun nedeni, havaya bağlı olarak meydana gelen kıl köklerinin duyarlılığıdır. Bu durum, eşit miktardaki hormon veya enzimin Akdeniz havzasında daha fazla tüylenmeye neden olması sonucunu verir.

Tüylenme Farklı Hastalıkların Habercisi Olabilir Mi?

Tüylenme, bazen çok basit bir nedenden kaynaklanabileceği gibi bazen de farklı hastalıkların habercisi olabilir. Bu hastalıklardan bazıları şunlardır:

Polikistik over sendromu

Hipofiz bezi hastalıkları

Androjen hormonun fazla salgılanmasına neden olan hastalıklar (Böbreküstü bezi hastalıkları)

Yumurtalık kistleri

Yumurtalık kanseri

Tiroit hastalıkları

Buradaki hastalıklar incelendiğinde, hepsinin son derece önemli ve ciddi hastalıklar olduğu görülecektir. Bundan dolayı tüylenme basite alınmamalı ve acilen bir uzmana gidilerek muayene olunmalıdır.

Sorularınız

Soru Sor

Doktora Sorun
s